İZMİR BADEMLİ KAMP VE PİSSA KOYU

İzmir’in Dikili ilçesine bağlı Bademli köyünde bulunan Deniz Çadır Kampa Ayvalık’tan yaklaşık 1 saatin sonunda ulaştık. Google Haritalar bizi buraya getirirken hemen yanında bulunan Çam Kamp alına götürdü. Ama orası o kadar minik ve betonların üzerine çadır kurmanız gerekiyordu bizde yürüyerek biraz daha ilerleyip burayı bulduk. Ama arabanızla geliyorsanız da Çam kampa girmeden yoldan devam edin hemen ilk sağdan aşağıya dönüp sonrada yolun sonundan sola dönerseniz burayı bulabilirsiniz.

Bir gecelik kendi çadırımız olduğu için kişi başı 45TL ödedik. Banyo, tuvalet ve bulaşıklarınızı yıkayabileceğiniz mutfak lavabosu kısmı hem yeni hem de temizdi. Tam sahilin yanında bulunan kamp alanının denizi gayet temiz ve suyu ılıktı. İçeride bulunan yemyeşil çam ve zeytin ağaçları da kamp alanına ayrı bir güzellik katmıştı. Ayrıca kamp alanının içinde yumurta, ekmek hatta sabahları sıcak simit bile alabileceğiniz küçük bir markette var. Ama sabah kahvaltınızda simit yemek isterseniz akşamdan sipariş vermeyi unutmayın. Herkes akşamdan ayırttığı için sabah size kalmayabilir.

PİSSA KOYU

pissa

Kaldığımız kamp alanına yaklaşık 15 km uzaklıkta bulunan ama yollarının baya kötü olmasından dolayı yarım saatte ulaşabileceğiniz, görür görmez turkuaz rengine aşık olacağınız, renginden ve berraklığından dolayı Türkiye’nin Maldivleri olarak anılan muhteşem bir koy burası. Ama maalesef denizin kendisi ne kadar berrak, ılık ve güzel olsa da Türkiye’de insan elinin değdiği çoğu yer gibi burada da denizin içi ve dışı çöplerle doluydu.

Kaldığımız kamp alanına yaklaşık 15 km uzaklıkta bulunan ama yollarının baya kötü olmasından dolayı yarım saatte ulaşabileceğiniz, görür görmez turkuaz rengine aşık olacağınız, renginden ve berraklığından dolayı Türkiye’nin Maldivleri olarak anılan muhteşem bir koy burası. Ama maalesef denizin kendisi ne kadar berrak, ılık ve güzel olsa da Türkiye’de insan elinin değdiği çoğu yer gibi burada da denizin içi ve dışı çöplerle doluydu.

Koyun sağ tarafında bulunan kısım tamamen ücretsiz, sol tarafında ise şezlong, şemsiye ve duşun bulunduğu ücretli bir kısım bulunuyor. Bizim gibi ücretsiz kısımda yüzeceğim derseniz yanınıza mutlaka şemsiyenizi de alın. Çünkü denizin kenarında herhangi bir ağaç ve gölge alan bulunmuyor.

Sahile hemen indiğiniz bölgede kalabalık gözünüzü korkutacaktır. Ama sağ tarafa doğru ilerlediğinizde kalabalıktan uzaklaşacaksınız. Çünkü bu bölgeye gitmek için ufak tefekte olsa kayaların üzerinden bazen de suyun içinden yürümeniz gerekiyor. Aynı zamanda ilerisi biraz daha taşlık olduğu için insanların çoğu o tarafa gitme zahmetinde bulunmadıkları ve taşlı bölgede yüzmek istemedikleri için sahilin daha kum olan kalabalık bölgesinde kalmayı tercih ediyorlar. Bu sayede biz de böyle kalabalık bir yerde sakin bir deniz keyfi çıkardık. Ama eğer bizim gibi denizin dibinin taşlık olduğu tarafta yüzecekseniz mutlaka deniz ayakkabınızı da yanınıza alın. Yoksa taşların keskinliğinden dolayı ufak tefek yaralanmalara maruz kalabilirsiniz.

Koya gitmek için kısa bir yokuştan yürüyerek inmeniz gerekiyor. Arabayı da bu yüzden koyun hemen üst tarafında bulunan yerlere park etmeniz gerekiyor. Fakat eğer arabanızı buraya park etmek isterseniz sizden 20 TL otopark ücreti talep ediyorlar. Ama o ücreti vermek yerine sadece 3-4 dakika yürüme mesafesinde bulunan biraz daha geride bulunan kamp alanının karşısında bulunan zeytin ağaçlarının altına park ederseniz herhangi bir ücret ödemek zorunda kalmazsınız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir