KORONA BİYOLOJİK SİLAH MI DOĞANIN GAZABI MI?

corona virüs gerçekten insanların elinden yapılmış bir biyolojik silah mı yoksa doğanın kendisini yenileyebilmesi için insanlara karşı geliştirdiği bir antikor mu. 
Savaşlar, sanayi devrimi, milyarlarca arabadan çıkan zehirli gazlar, göç eden kuşların göç yönünü değiştirtiren devasa uçaklar. Peki şimdi hepsi nerede? 
Virüsün hızla dünyaya yayılmasının ardından ülkeler kendilerini tecrit altına aldılar.Kabenin kapatılması, Vatikanın ziyarete kapatılması, İspanya’da ezan okutulması İtalya’ kuran-ı kerim okutulması ve hepimizin evde fazla boş vaktinin olması dünyanın sonu ile alakalı bin bir çeşit kıyamet senaryosu akla getirdi. 

Ancak durum bizim düşündüğümüz gibi değil. Bilindiği üzere bu virüs hayvanlarda hep vardı ve hiçbir canlıya zarar vermedi ancak şimdiye kadar. Virüsün asıl öldürücülüğü tek bir türe yönelik yani biz insanlara. 
Buda akıllara acaba doğa bize karşı bir savaş mı açtı sorusunu akıllara getiriyor. Kirlenen sular, kesilen ağaçlar, yok olan hayvan türleri, eriyen buzullar, küresel ısınma vb. her şeyin tek sorumlusu bizleriz aslında. Ve bu salgının dünyaya yayılmasının ardından bunlar hızlı bir biçimde düşüşe geçti peki sebebi neydi? 

Önce virüsün ilk yayıldığı yerden; Çin’den başlayalım. Fabrikaların tamamı kapalı, insanlar sokağa çıkamıyorlar, ülkeye giriş çıkış yasak sonunda ne mi oldu. Mart ayında NASA’nın yaptığı açıklamada havada bulunan Nitrojen Dioksit miktarındaki azalmaya bağlı olarak ocak ayından bu yana hava kirliliğinin yüksek oranda azaldığını tespit edildiğini açıkladı. Yani fabrikalar durunca insanlar araba kullanmayınca hava kendi kendisini temizlemeyi başarmıştı. 

Kanallar şehri Venedik; kanalların üzerinde sadece teknelerle seyahat edilebilen, rengarenk evlerin olduğu turistlik cennet. Virüs yayılmadan önce bu yerdeki sular kapkaraydı ve kanallardan inanılmaz derecede pis bir koku yayılırdı, Şimdi ise su gerçek rengini aldı ve artık içinde balıklar yüzmeye başladı. 

Tayland’da maymunlar şehre indi ve Bizim hayal ettiğimiz gibi özgürce hoplayıp zıplayıp caddelerde oyunlar oynadılar. 

İngiltere'de boş kalan sokaklara keçiler indi. Sürü halinde özgürce gezen keçiler Belediyenin özenle kesip şekil verdiği süs bitkilerini afiyetle yediler ve doğal yaşam alanlarına geri döndüler

Hindistan’da yıllardır hükümetin yapamadığı temizliği bir virüs yaptı fabrikalar çalışmadığı için Ganj nehrini kirletemiyorlar, insanlar sokağa çıkamadıkları için ölülerinin cesetlerini yakıp nehre atamıyorlar ve şu an Ganj nehri ve diğer nehir ve gölleri içilebilecek seviyede temizlendi. 

Trafiğin kargaşanın olduğu İstanbul’a bir bakalım hani adına Nazım Hikmetin şiir yazdığı şehir. Eskiden o kadar kalabalık o kadar kargaşa doluydu ki insan ya hu ne varmış bu İstanbul’da diyordu ancak insanların ellerini çektikten sonra insan hak vermeden edemiyor. 

İşler böle giderse doğa bizim verdiğimiz bir çok zararı kendi kendine temizleyebilecek ve yeniden iyileşebilecek buda küresel ısınmanın durmasına ve getireceği ölümcül etkileri yavaşlatacak. Bundan sonra biz insanlık olarak bu olaylardan ders almalı doğa ile savaşarak onu yok etmek yerine onu korumalıyız, korumalıyız ki daha büyük felaketler bizi bulmasın 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir